31 Mayıs 2014 Cumartesi
29 Mayıs 2014 Perşembe
Hayatınızı ertelemeyin
Ölümünüzü erteleyemeyecek siniz çünkü,
umut edin, sevin, yanlışlar yapın,
düşün, kalkın
çabalayın
keşkeleriniz olacağına
çabaladım,denedim,
yaşadım ama olmadı demek en iyisidir.
hatalarınızı kabullenin
onlar size tecrübe olarak geri dönecektir
yaşam ve ölüm
siyah ve beyaz gibi görünse de iç içe geçmiş iki halkadır...
ayrılmazlar
ölümün kıyısında yürümektense
yaşam denizinde boğulun....
Meleksegah
25 Mayıs 2014 Pazar
Kırgınlık kimlik değiştirdi ve vazgeçiş oldu benim için.
Unutmanın en ağırı unutamadan unutmaktır.
Seni sonsuza kadar kaybetmek kimlik değiştirdi ve unutmak oldu benim için.
Seni unuttuğum yalanıyla hayatı kandırmaya çalışınca hayat hiç olmadığı kadar acımasız tokatlar indirdi yüzüme...
Sonrası dipsiz karanlık...
Sonrası hatırlamaya bile dayanamadığım düş yıkımları...
Sonrası kesif, karanlık ve rutubetli bir kuyu...
Koskoca bir boşluk...
Sonrası 'yalnızlık' kelimesine sığmayacak kadar derin bir yalnızlık...
Cezmi Ersöz
sen yoksun
deniz yok
yıldızlar arkadaşım
ya bu gece harikalı bir şeyler olsun
yahut bir bomba gibi
infilak edecek başım
ağzımda eski mısralar uzanıp kalmışım
istanbul minareler odamda gibi
gökyüzü temiz ve parlak
işte kol kola girmiş en mesut günlerimiz
muhalif bir rüzgar karşı sahilden
fosforlu ışıklarıyla gökyüzü bir deniz
havada kanat sesleri
ve çılgın kokular
deniz yok
yıldızlar uzaklaşıyor
ben yine yalnız kalıyorum
istanbul minareler kaybolmuş
sen yoksun...
Attila İlhan
19 Mayıs 2014 Pazartesi
İstanbul İstanbul Olalı
|
8 Mayıs 2014 Perşembe
belki de olaylara tersinden bakmamız gerek
sonuç
gelişme
giriş gibi....
hatta
belki de kafamızı biraz yana yatırmalı
omuzumuzdan destek alarak
yalnız değilim bana destek veren
benim olan bir omuzum var dercesine bakmalıyız...
belki de
gözlerimizi sıkı sıkı kapatıp
iç sesimize kulak vermeliyiz
kaptan ruh olursa
beden sadece rotayı izler....
Melek Segah
7 Mayıs 2014 Çarşamba
Susardın ve kar yağardı
Gözlerinde başlardı gece
Yarım kalmış kitaplarda biterdi.
Alnımızda bilenen kör bir bıçaktı zaman
Kırılmış aynalardı
Susardın, durmadan susardın
Ve kar yağardı
Ocak ağaran saçlarımdı
Şubat hayırsız bir evlattı, kaçaktı
Ve uzaktı yaz bir anaydı
Mart'ın izlerini taşırım bedenimde
Aynı masalın ikizleri gibiydi günler
Nisan saçlarımda ıslanırdı hep
Susardın, durmadan susardın
Ve yağmurlar başlardı
Çok bekletti bizi,
Hiç vaktinde gelmedi mayıs
Haziran Aram'dı ya da öyle biriydi
Temmuz bir düştü belki
Yaraları sarar gibiydi
Ağustos yıldızlarla basardı gecemizi
Bir gül suçüstü yakalanırdı
Eylül bir çocuğun çığlıklarıydı
Susardın, durmadan susardın
Ve rüzgârlar başlardı
Yolunu yitirmiş bir gezgin gibiydi ekim
Sürgünlere uğurlardık kendimizi
Kalan mı bizdik, giden mi
Bilinmezdi
Kasım rüzgârda bir yapraktı
Ve biraz ıtri
Kendi sesiyle irkilirdi
Aralık günlerin son neferi
Soluk bir düş geçse de
Hiçbir mevsim gözlerin kadar
Acımasız kullanmadı neşteri
Susardın ve kar yağardı
Hicri İzgören
6 Mayıs 2014 Salı
İşte yaşam
da bizimle birlikte yeniliyor.
Gündüzlerin mezar taşları,
şafağın buğusu yeniliyor:
Hızla, hızla, hızla!
Artık sırrı dökülen aynalardan
herkes eskiyen kendini süpürmelidir…
Kaçak bir türkü gibi kendine söylemeli,
ıssız kumsallar gibi kendine çekilmeli
ve süpürmeden bizi şu yanlış kalabalık,
herkes kendi kalabalığını süpürmelidir...
İşte yaşam
da bizimle birlikte yeniliyor:
hızla, hızla, hızla!
/B u y a ş a m a k,
h i ç b i r a ş k a d e ğ m i y o r!
B u y a ş a m a k,
y a ş a m a y a d e ğ m i y o r …/
Yılmaz Odabaşı
Bir Perde
Hepimiz ikinci perde'deyiz
İkinci perde bitmez
Birinci perdede umutlar vardı
Yetmez
Üçüncü perdeye
Kim-kalır / kim-kalmaz
Belli olmaz
Özdemir Asaf
5 Mayıs 2014 Pazartesi
ertelenen sevdaların
bedelini ödemiyor yaşam
o zaman şimdi, sımsıkı tutup yüreklerimizi
bir kez daha yitirmemek için geleceği
suskunluğu bozmanın zamanı gelmedi mi
özlemek yetmiyor
özlemleri sıraya koymak gerek
hikayenin bu yerinde
varsayımlar üzerine kurulan gelecekte
eğilmeden bükülmeden varabilmek için hedefe
kaçakcısı olmadan duyguların
yakalaya bilirsek birlikteliği
bu günde bizim yarın da...
Tayfun Talipoğlu
Kaydol:
Yorumlar (Atom)

















































