31 Aralık 2014 Çarşamba
24 Aralık 2014 Çarşamba
|
Hayatın merdivenleri
yüksek ve dardı çoğu zaman Kendinizi her salışınızda biraz daha aşağı iner Ve dibe hızla yaklaşırdınız İnmek çıkmaktan daha kolay olurdu Tıpkı yaşlanmanın genç kalmaktan kolay olduğu gibi Belki de hayat merdiven çıkmaktan ve merdiven inmekten ibaretti Bir yaşa kadar Büyük bir yaşam savaşıyla çıktığımız merdivenler bir yaştan sonra iniş oluverir Ve sizi ömrün bittiği yere yönlendirirdi Son nefeste yanında olmak istediğimiz Belki ana belki evlat, belki de yardı Daha yapacağım çok şey vardı belki yarın Ama her şey buraya kadardı Ve ömür denilen şey deli gönüle dardı Seçme şansımız olsa seçerdik elbet Çünkü ölümün bile güzeli vardı... |
Uğur Arslan
|
19 Aralık 2014 Cuma
17 Aralık 2014 Çarşamba
14 Aralık 2014 Pazar
8 Aralık 2014 Pazartesi
7 Aralık 2014 Pazar
İnsan yalnızlığına o kadar alışır ki
Kalabalıklar boğmaya başlar
Sarılan kollar önce güven verirken
Sonraları kapana kısılmış gibi hissettirir
Yalnızlığın kendine has kokusu
İçine işlemiştir bir kere
Artık ne yapsan fayda etmez
Kendine sarılıp uyumak,
Aynada kendi kendine konuşmak
Yarım olan seni
Birileriyle tamamlamak istesen de
olmaz...
Bir müddet sonra çırpınmaya başlarsın
Ağa takılan balık gibi...
Yalnız yaratıldın
Yalnız da ölüp gideceksin
Üzerinde yalnızlıktan örülmüş
Beyaz bir kefenle......
Melek Segah
14 Kasım 2014 Cuma
Sen kitreyle boyanın aşkını bilir misin? sevdiğim....
Kitre renksiz saydam şekilde bekler kabının içinde
Sonra boya gelir ve dokunuşuyla renklendirir kitreyi
Artık kitre boyaya, boya kitreye karışmıştır
Ve Ebru gelir meydana yani aşk…..
Sende benim ruhuma,kalbime,bedenime karıştın…
Bizim Ebrumuz Rengârenk…
Seni Seviyorum hayatımın rengi...
Melek Segah
11 Kasım 2014 Salı
Yokluğunun yedinci sabahı
Herşeyde seni buluyorum
okuduğum şiirin bir dizesinde,
dinlediğim şarkının sözlerinde,
izlediğim filmin bir karesinde,
her yerde sen,
herşeyde sen
ve ben bizli günlere açıyorum gözlerimi
senin sıcacık mesajın
yada telefonun ucundan gelen sevgi dolu sesinle
Günaydın Yavuklum...
Ben bizi çok sevdim :-)
Melek Segah
Herşeyde seni buluyorum
okuduğum şiirin bir dizesinde,
dinlediğim şarkının sözlerinde,
izlediğim filmin bir karesinde,
her yerde sen,
herşeyde sen
ve ben bizli günlere açıyorum gözlerimi
senin sıcacık mesajın
yada telefonun ucundan gelen sevgi dolu sesinle
Günaydın Yavuklum...
Ben bizi çok sevdim :-)
Melek Segah
4 Kasım 2014 Salı
yokluğunun ilk sabahı....
Durulmaz artık senin olmadığın bu şehirde...
ne kokunu getirecek rüzgar
nede köşe başında görüneceksin...
yok yok sevgimi,umutlarımı,arzularımı
doldurup bir valize gidiyorum...
yerim hazır aldım biletimi
sevda yolcusuyum ben
sevdiğimin yanı benim yerim...
cam kenarı değil bu kez can kenarı....
Melek Segah
Durulmaz artık senin olmadığın bu şehirde...
ne kokunu getirecek rüzgar
nede köşe başında görüneceksin...
yok yok sevgimi,umutlarımı,arzularımı
doldurup bir valize gidiyorum...
yerim hazır aldım biletimi
sevda yolcusuyum ben
sevdiğimin yanı benim yerim...
cam kenarı değil bu kez can kenarı....
Melek Segah
3 Kasım 2014 Pazartesi
30 Ekim 2014 Perşembe
28 Ekim 2014 Salı
Her gelene hoş geldin dedin
Kalbinin kapılarını aralamadın
Sonuna kadar açtın
Umut ettin, sevdin, hayaller kurdun
Sonuç hiç değişmedi
Gittiler...
Kırda yetişen bir papatya gibi olan sevginin
Üzerine basa basa ezerek gittiler...
Ne kadar alıştım desende
Her giden birşey alıp götürdü senden....
Ve sen
Yine yalnızlığınla başbaşa kaldın....
Hep gelen ama hiç gitmeyen
Eski dostum
Geç karşıma
İki demli çay söyleyip
İki lafın belini kıralım
Hoşgeldin tekrar Yalnızlığım
Hoşgeldin.......
Melek Segah
20 Ekim 2014 Pazartesi
Bazı sözler kılıç keskinliğindedir,
Kanatmaz,öldürmez belki ama
Canını çok fazla acıtır...
Hangisi daha önemlidir
Söyleyen mi?
Söyleten mi?
Sarf edilen sözler mi?
Yayından çıkan ok gibidir sözler
Çıkmıştır o kara ağızdan bir kere...
Geri alınamaz,yutulamaz....
Keşke sağır olsaydım da duymasaydım dersin
Bazende dilim tutulsaydı da söylemeseydim dersin...
Keşke bunların yerine iki düşünüp bir konuşsaydım diyebilse insan...
Melek Segah
29 Eylül 2014 Pazartesi
10 Eylül 2014 Çarşamba
9 Eylül 2014 Salı
artık kalbim yok ağladığımda sana
düşündüğümde seni artık kalbim yok
seni anlatırken birilerine, atmıyor kalbim
atmıyor kalbim seni gördüğümde rüyalarımda
istediğin gibi yaptım; artık kalbim yok !
küçük bir velede verdim onu, oyuncak niyetine
fırlattım attım doyursun karnını diye bir sokak
köpeğine
suda sektirdim bir kiremit parçası gibi
ve bekledim batmasını
bekledim batmasını yanan bir gemi
nasıl ağlayarak denize dökülürse
istediğin gibi yaptım; artık kalbim yok!
artık kalbim yok baktığımda eski resimlere
özlediğimde seni
arta kalmış bir kalbim yok!
YOK!...
Küçük İskender
6 Eylül 2014 Cumartesi
3 Eylül 2014 Çarşamba
2 Temmuz 2014 Çarşamba
1 Temmuz 2014 Salı
17 Haziran 2014 Salı
12 Haziran 2014 Perşembe
10 Haziran 2014 Salı
6 Haziran 2014 Cuma
5 Haziran 2014 Perşembe
31 Mayıs 2014 Cumartesi
29 Mayıs 2014 Perşembe
Hayatınızı ertelemeyin
Ölümünüzü erteleyemeyecek siniz çünkü,
umut edin, sevin, yanlışlar yapın,
düşün, kalkın
çabalayın
keşkeleriniz olacağına
çabaladım,denedim,
yaşadım ama olmadı demek en iyisidir.
hatalarınızı kabullenin
onlar size tecrübe olarak geri dönecektir
yaşam ve ölüm
siyah ve beyaz gibi görünse de iç içe geçmiş iki halkadır...
ayrılmazlar
ölümün kıyısında yürümektense
yaşam denizinde boğulun....
Meleksegah
25 Mayıs 2014 Pazar
Kırgınlık kimlik değiştirdi ve vazgeçiş oldu benim için.
Unutmanın en ağırı unutamadan unutmaktır.
Seni sonsuza kadar kaybetmek kimlik değiştirdi ve unutmak oldu benim için.
Seni unuttuğum yalanıyla hayatı kandırmaya çalışınca hayat hiç olmadığı kadar acımasız tokatlar indirdi yüzüme...
Sonrası dipsiz karanlık...
Sonrası hatırlamaya bile dayanamadığım düş yıkımları...
Sonrası kesif, karanlık ve rutubetli bir kuyu...
Koskoca bir boşluk...
Sonrası 'yalnızlık' kelimesine sığmayacak kadar derin bir yalnızlık...
Cezmi Ersöz
sen yoksun
deniz yok
yıldızlar arkadaşım
ya bu gece harikalı bir şeyler olsun
yahut bir bomba gibi
infilak edecek başım
ağzımda eski mısralar uzanıp kalmışım
istanbul minareler odamda gibi
gökyüzü temiz ve parlak
işte kol kola girmiş en mesut günlerimiz
muhalif bir rüzgar karşı sahilden
fosforlu ışıklarıyla gökyüzü bir deniz
havada kanat sesleri
ve çılgın kokular
deniz yok
yıldızlar uzaklaşıyor
ben yine yalnız kalıyorum
istanbul minareler kaybolmuş
sen yoksun...
Attila İlhan
19 Mayıs 2014 Pazartesi
İstanbul İstanbul Olalı
|
8 Mayıs 2014 Perşembe
Kaydol:
Yorumlar (Atom)















































