26 Şubat 2015 Perşembe
25 Şubat 2015 Çarşamba
Ben büyük yaşamadım hiç
Büyük düşlerim olmadı
Büyük aşklarım da olmadı
Küçük lokma yedim
Küçük sevgi sözcükleriyle yetindim hep
Güzel adam sevmedim mesela
Kiminin gülüşünü sevdim
Kiminin yüreğini
Kiminin yüzündeki benini
Güzeli ben buldum
Hayatın çizgisi keskin ve sert
Ben kareleri açılı şeyleri sevemedim
Yuvarlak,yumuşak esnek oldu hep çizgilerim
Ağız dolusu gülmeyi
Yürek dolusu sevmeyi
İnadına yaşamayı
Gidenleri bağışlamayı
Siyah beyaz filmlerde ağlamayı
Hüzünlü yanımı,çocuksu yanımı
Martıları,Kirpileri, Kaplumbağaları,Kaktüsleri sevdim
Zoru sevdim
Beni ben yapan bendeki beni...
Sevdim...
Melek Segah
15 Şubat 2015 Pazar
Bitti dersin bitmez bazı şeyler
Dibinde köşesinde kalır hep az yada çok birşeyler
Gülersin ağlarsın ama içinden atamazsın
Yaran olur
yarin olur
tarçınlı kurabiyen olur
Sol yanında taşırsın sevgisini
hayali hep gözlerinin önünde
Beyninde kimi zaman bizden geçti bu işler diye düşünsen de
Sevmek sevilmek ister ruhun
okşanmak, öpülmek, dokunulmak ister bedenin ama
herkesle değil
sadece onunla gülmek, onun yanında ağlamak, onun omuzunda teselli bulmak istersin
Yarım olan seni tamamlamak istersin,
diğer yarım dersin,
sol yanım dersin,
tarçınlı kurabiyem dersin
Çok sevdim ülen diye çığlık çığlığa ağladığın geceler vardır
onun haberi olmadan ruhu dahi duymadan...
MelekSegah
14 Şubat 2015 Cumartesi
10 Şubat 2015 Salı
Yeter sanılır çiçeklenmeye
Ve dünyanın karanlığından
Bir aşk bahanesiyle kurtulmaya
Kaçıp giden baharların anısı
Elden ele devredilen bir gençlik duygusu
Laleler sümbüller bütün öbür boklar püsürler
Hakkım var mıdır bunları söylemeye
- vardır
Güneş doğarken ve batarken
Yazdan kışa girerken ve kıştan çıkarken
Ve dağda ve kırda
Hakkım vardır -
Turgut UYAR
9 Şubat 2015 Pazartesi
4 Şubat 2015 Çarşamba
3 Şubat 2015 Salı
Alnımdaki derin çizgilerden
Savrulan toz
Umurumda değil
Gözaltlarımda büyüyen tepecikler
Yaşanmamış yıllarıma hatıra olsun
Ve titreyen ellerim
Ve daha ne çok şey
Hayatla ilgili, ölüme ilişkin
Umurumda değil
Basılı kağıtlarda kalan şiirler
Kalsın ve unutulsun
Denize yakın uçan kırlangıç gibiyim
Dilleri yakan sarhoşluğum
Dillere düşen
Soluk bir çerçevede dursun
Seviyorum
İznik gölünde sonbahar
Damla damla karışıyor ölgün yıllarıma
Adını bilmediğim bir ağaçtan
Birdenbire kopan yaprak
Tam kalbimin üstüne konuyor
Uğursuz dünya
Yenilmeyeceğim
Damarlarımda uyuklayan kan haykırıyor
Seviyorum
Artık eskisi gibi değil
Bütün kirleri ve nemleri kusuyor bedenim
İşte burada
Tam işte burada
Kırküç yaşındaki cismim
Sevgilim
Yeni bir ad bulmalı sana
Yastığımdaki kokunu avcumda tutuyorken
Varsın dokunmayayım hiçbir şeye
Avcumu ağzıma bastırıyorum
Deliyim
Böyle dolaşıyorum sokaklarda...
Ahmet Erhan
bir bir geziyorum ölümleri, gecenin bakışları arasında.
sabah
göğe yelken açıyorum, gündüzler tanımıyor beni nasılsa.
Ayna
larda yürüyorum bazen, martılarla düşüyorum denize;
dudak
larımı siliyor acılar. soluk alışımı duyamıyorum.
sokak lambaları
gibi geç yanıyorum. gölgeler yürümüyor artık.
kıvrılan yollarda
şarap lekeleri, sabahın ilk izi. ezanla dönüyor evine yüzü
külrengi gececikler.
kaç kuytuda paslanıyor yalnızlık?
üşüyorum.
gideceğim....
Kaan İnce
2 Şubat 2015 Pazartesi
Kaydol:
Yorumlar (Atom)

























