21 Nisan 2014 Pazartesi


     
Umutlar her zaman bâkidir ama,
zaman kısa,
ben yorgunum,
yol uzun..
Abdurrahim Karakoç

13 Nisan 2014 Pazar


her şeyin farkındayım aslında...
hiçlik...
gözlerimi sımsıkı yumuyorum yine de...
karanlık...
içim gibi
her yer karanlık....

Melek Segah

11 Nisan 2014 Cuma


Çocukken düşerdik dizimiz acırdı ve annemiz öperdi geçerdi sızısı...
Hayatın içinde düştüm ve kalbim acıyor öp de geçsin yüreğimden............

Melek Segah

Bedenin üşümesi giyinince geçiyor da
Kalbin üşüdü mü
ne yapsan kar etmiyor....

Melek Segah

8 Nisan 2014 Salı


'beni sevmene asla izin vermeyeceğim'
diye yazmıştın kapımdaki not defterine
ben de eklemiştim altına:
'aşkı dövmek lazım
kalbe terbiyesizlik ettiğinde! ..' 


Küçük İskender

Aynı bardaktan içmeyeceğiz, 
Ne suyu,ne tatlı şarabı, 
Şafakta öpüşmeyeceğiz 
Ve akşam çöktüğünde pencereden bakmayacağız. 
Sen güneşle soluklanıyorsun ben ay ile 
Ama aynı aşkla yanıyoruz ikimiz de...


Anna Ahmatova 

Gönlüm her şeyden önce seni ister
Biz de diyebilirim, ben yerine. 


Bertolt Brecht

'Bir başka ülkeye, bir başka denize giderim', dedin
'bundan daha iyi bir başka şehir bulunur elbet.
Her çabam kaderin olumsuz bir yargısıyla karşı karşıya;
-bir ceset gibi- gömülü kalbim.
Aklım daha ne kadar kalacak bu çorak ülkede?
Yüzümü nereye çevirsem, nereye baksam,
kara yıkıntılarını görüyorum ömrümün,
boşuna bunca yıl tükettiğim bu ülkede.'
Yeni bir ülke bulamazsın, başka bir deniz bulamazsın.
Bu şehir arkandan gelecektir.
Sen gene aynı sokaklarda dolaşacaksın,
aynı mahallede kocayacaksın;
aynı evlerde kır düşecek saçlarına.
Dönüp dolaşıp bu şehre geleceksin sonunda.
Başka bir şey umma-
Ömrünü nasıl tükettiysen burada, bu köşecikte,
öyle tükettin demektir bütün yeryüzünü de.

( Çeviren: Cevat Çapan ) 


Konstantinos Kavafis

Say ki; bir avuç hüzün tohumudur gözlerim...

Nurullah Genç


Karanfil kokusuyla kuşatılan yüreğim 
Yaralı bulutların yağmurunda köz olur...


Nurullah Genç 

7 Nisan 2014 Pazartesi


Ateşten bir gül gibi 
düşünsem 
zihnim yanıyor 
dokunsam 
kanadına kezzap damlamış 
bir kelebek gibi 
titrer yüreğim… 

Nuri Can

Ne zaman akşam olsa dağlı bir çiçek 
ve yaralı bir kelebek 
gelip hüznünü döker sancılı yüreğimin üstüne... 
Sonbahar rüzgarları eser yaralarımda 
ömrümün hazan defterinden yıldızlar kayar 
buğulu gözlerimde dağ dağ duman, 
boğazımda düğüm, başımda gam 
yanık türkülerle hicranını dağlar sinem 
alıp götürür hasretimi uzak diyarlara.... 


Nuri Can

Mavi gözlerin 
derin bir nehirdir her gece 
kalbimin üzerinden geçer 
Dudakta mühür 
mühürde giz 
gizde aşksın 
Aşk; 
üç harfli 
üç noktalı 
bir sözcük... 
sihir ve ayna 
ayna ve sihirden 
yazılır kalplere...


Nuri Can 

Yoksun işte, kalbimin kuyusu en hazin sesle inliyor şimdi.... 

Nuri Can

4 Nisan 2014 Cuma


Bir şeyler kapanıyordu bir yerlerde:
Kiminin bahtı, kiminin yüreği,
kiminin kapısı ve penceresi.
Düşündün: Her şey bütün bir sonsuzluk
ve bir dakikaydı önünde ve sonunda.
Bir dakika, o senin olan bir dakika,
yani yaşaman için sana bırakmadıkları...


Özdemir İnce

1 Nisan 2014 Salı


” Sanki kar yağışlarının ardından 
Uzun süren kar yağışlarının ardından 
Sevimsiz bir lunaparkta 
Kimsesiz bir atlıkarıncaydım. ”

Edip Cansever



Razı olma hiçbir sessizliğe
Biliyorsun seni seviyorum
Pencereden bakmayı
Öğreteceğim sana
Sesin
balkona asılı çamaşırcasına
Havalansın, havalansın dursun
Sokakta değil balkonda;
dışarı çıktığın zaman
romanını yastığın altına sakla;
Şiirini mutfağa koy
Boş bir deterjan kutusu vardır nasıl olsa,
Öykünü yanına alabilirsin elbet
Müziğini de, resmini de
Niçin güvenmiyorsun bana
 
Cemal Süreya

”Hiç bir aşk bittiği gün bitmez aslında.
Giden için çok olmuştur biteli,
Ama kalan için belli değildir ne zaman biteceği…”

  Ece Ayhan

Bir Ayrılış Hikayesi.

Erkek kadına dedi ki: 
- Seni seviyorum, 
ama nasıl? 
avuçlarımda camdan bir parça gibi kalbimi sıkıp 
parmaklarımı kanatarak 
kırasıya, 
çıldırasıya… 
Erkek kadına dedi ki: 
- Seni seviyorum, 
ama nasıl? 
kilometrelerce derin, kilometrelerce dümdüz, 
yüzde yüz, yüzde bin beşyüz 
yüzde hudutsuz kere yüz… 
Kadın erkeğe dedi ki: 
- Baktım 
dudağımla, yüreğimle, kafamla; 
severek, korkarak, eğilerek, 
dudağına, yüreğine, kafana. 
Şimdi ne söylüyorsam 
karanlıkta bir fısıltı gibi sen öğrettin bana… 
Ve artık 
biliyorum: 
Toprağın 
Yüzü güneşli bir ana gibi 
En son, en güzel çocuğunu emzirdiğini… 

Fakat neyleyim 
saçlarım dolanmış 
ölmekte olanın parmaklarına 
başımı kurtarmam kâbil 
değil! 
Sen 
yürümelisin, 
yeni doğan çocuğun 
gözlerine bakarak… 

Sen 
yürümelisin, 
beni bırakarak… 

Kadın sustu. 

SARILDILAR 

Bir kitap düştü yere… 
Kapandı bir pencere… 

AYRILDILAR…
 
Nazım Hikmet

“Merakımdan soruyorum;
el ele bir çift gördüğünüzde, 
siz de benim gibi üşüyor musunuz?..”

  Ece Ayhan

Seni usulca öpmüştüm ilk öptüğümde  
Vapurdaydık vapur kıyıya gidiyordu  
Üç kulaç öteden İstanbul gidiyordu  
Uzanmış seni usulca öpmüştüm  
Hemen yanımızdan balıklar gidiyordu...

Cemal SÜREYA  

" Beni ara.
Beni bul. 
Elbette sarıl bana. "

Edip Cansever 

”..örneğin en sıcak ülkelerin yazında
en soğukların kışında
yanarım üşürüm berbat olurum
hiçbir şeye yaramam
ama yine de seni severim
o zaman sen de beni sev…”

Turgut Uyar

İçim tıklım tıklım sen dolu....
iğne atsan yere düşmez.....

sensiz olmaz ki sensiz
sana çok ihtiyacım var canım
her solukta
ne olur anla ne olursun...
gözbebeğim sen benim her şeyimsin
sen benim sevgilimsin....

Kayahan

Sen yüreginin sesini dinleyenlerdensin ve biliyorsun aslolan yürektir.
Yürek sesi ne bilmeyenler, ya da bilip de duymayanlar acitsa da içini,
unutma;
yasadigin sürece o yürek var olacak seninle birlikte. Sen yeter ki koru
yüregini ve yüreginde tasidigin sevda duygusunu. Elbet bitecek günese
hasret günler. Ve o zaman kutuplarda yetisen ciliz ve minik bitkiler
degil,
günesin çiçekleri dolduracak yüregini...

NAZIM HİKMET

bir organ nakli gibi sevmiştim seni
çürük gözlerine bağışlanan ellerim
yırtık dudaklarına bağışlanan şiirlerim
darmadağın kadınların darmadağın ettiği erkekler gibi
çok tehlikeli bir sırrı saklar gibi sevmiştim seni!

çok eskimiş bir aşkın hatırlanması
sevgilinin resmi karşısında çocuksu bir iç kanaması
aslında işin açıkçası
rüzgarın fırtınaya dönüşmesi gibi
fırtınanın camı çerçeveyi indirmesi gibi
hayatına yönelik bombalı bir saldırı gibi
geriye çekilirken herkesi öldürmek gibi sevmiştim seni!
ruhum kan kaybederken nasıl tutarım seni şimdi bir deniz gibi!
neticesi olmayan herhangi bir sebep gibi
ortalık yerde durup dururken sevmiştim seni!

Küçük İskender

"Hep kendini yineliyorken sesler kokular
Gittikçe birbirine benziyorken dünle bugün
Ölümsüz olmak kadar ürkünç birşey
Bu dünyaya alışmak duygusu”

Ahmet Telli

Bazen bir kuyuya benziyor hayat; kör, pis, zehirli bir kuyuya.
Boğuluyorum, ölüme koşacak mecalim kalmıyor, kimseyi görmüyor gözüm.
Sevdiklerim yabancılaşıyor. Kitaplar tuğla oluveriyor birden.
Dostlarımın sesini tanımıyorum.
Varlığım bir tele asılıyor.
Bir kâbus bu, bir hastalık....

Cemil Meriç

Oysa Ben Seni Sevmelere Doyamadım..
öldürecektim seni bende; kendimde o gücü bulabilseydim eğer..
sindiremeyecektim senden kalanları,benden uzak mezarlara koymaya!
diyar diyar dolaşıp yine içime gömecektim seni en sonunda..
'ben demiştim' diyenlere,üzüntümü belli etmemek için kuşandığım,mekanik tebessümlerimin ardındaki yaşlarla sulayacaktım taze mezar toparağına ektiğim çiçekleri..
ama ben seni içimde öldürmeye kıyamadım..
başarabilseydim incitecektim seni,incinmişliğimin verdiği cahil cesaretle..
ne var ne yok sayıp dökecektim karşına geçip..
kendimi hayrete düşürürcesine birer tokat gibi vuracaktım hiç kullanmadığım o ağır lafları..
kıracaktım seni bin bir parçaya ayırana kadar..
duvardan duvara fırlatacaktım sevgi diye önüme sunduğun hastalıklı duygularını..
ama ben seni incitmeyede kıyamadım..
elimden gelseydi unutacaktım seni..
gözlerimden silecektim hayalini ve dilimden adını..
duman duman atacaktım seni bu şehirdeki tüm bacalardan..
ama soluduğum havaya karışıp yine dolacaktın ciğerlerime..
onlarca damla döküp göz pınarlarımdan akıtacaktım seni sevgimin atığı diye..
ama ıslaklığın kalacaktı elmacık kemiklerimde..
bu kez de tenimin tuzuna karışacaktın..
'sözümü tutacağım adını anmayacağım' nağmelerini dinleyip neyi unutacağımı unutacaktım seni unatayım derken..
zaten ben seni unutmaya da kıyamadım..
ne kadar çabuk geldi ayrılık..
oysa daha yeni başlamıştık birbirimize ayak uydurmaya,daha doğrusu ayak uyduramamaya..
nedensizliklerin iç çekişleri dinlerken vedalar bozdu suskunluğumuzu..
banamıydı kızgınlığın yoksa kendinemiydi anlamadım..
kaçar gibi veda ettin..
oysa ben seni sevmelere doyamadım...
 
Ayşe ERGÜN

“sen eski bir sevda şiirisin
bir koku var sende
sıcak yaz akşamlarına mahsus
ellerin de mi
saçlarında mı
gözlerinde mi
bilmem
bir koku var sende
sıcak yaz akşamlarına mahsus”

Muzaffer Tayyip Uslu

böyle zamanlar tehlikelidir şemsettin
ya gel cebime saklan, ya bırak şapkana saklanayım
kim vurduya gider insan
fırsat yok ki kendimi savurup aklanayım.
bi ara sen de, biliyorum, kedilerden korkuyordun
çünkü kendini işkembe zannediyordun
öyle bir şey ben de atlattım
iskemle sandım kendimi bi' süre
üzerime oturacaklar diye korkulardaydım
ama sonra yırttım şemsettin
kendime telkinler yaptım sen iskemle değilsin diye diye
inandırdım kendimi.
sana hak vermiyo değilim ama şemsettin, zaman kötü,
aslında ne sen, ne ben ikimiz de deli filan değiliz
herkes oynatmış.
sadece sen ve ben normaliz.
aman şemsettin laf aramızda...
laf aramızda...
laf aramızda...
şemsettin, laf aramızda kaldı çıkamıyor, kendini ifade edemiyor
 bir türlü
aman çok dikkatli olalım şemsettin
sen de fark ettin
zaman kötü
en iyisi biz işi deliliğe vuralım
sen kedilerden kork, işkembesin diye
ben insanlardan korkayım, iskemleyim diye
ve iskemle üzerinde işkembe, çarşamba, perşembe...
gün say şemsettin gün say
çünkü nasıl olsa bir gün gelip bizi alacaklar
bu işten yırtmak için saat numarası yapalım
sen yelkovan ol, ben yengeç
sonra onlara tek cevap verelim
vakit çok geç,
vakit çok geç,
vakit çok geç şemsettin, geldiler...

Müjdat Gezen