1 Nisan 2014 Salı


‘Büyük kentin en iyi yanı ne biliyor musunuz? Her şey sizi
yeni, başka bir düşe götürüyor. Hiç tanımadığınız insanları
düşünmeye başlıyorsunuz. Başka yerde yüz yılda
göremeyecekleriniz yüz adımda önünüzde. Hiçbir şey
imkânsız değil burada. Kalabalık öyle bir korunak ki gizlenmek
için duvarlar gerekmiyor. Yalnız değilsiniz. Ya da yalnızlıklardan
oluşan kocaman bir örgütün bir üyesi de sizsiniz. Herkes
bir ada burada. Evlerden ve akşamlardan payınıza düşen
bir uzaklık olsa da sokaklar herkesi aynı yakınlıkla kabul
ediyor. Kendisine sahip çıkmaktan başka bir olanağı
olmadığını öğreniyor insan. Sonra kadınlar… Dört yanınız
güzelliğin herkese açık okulu. Gerginlikten inceliğe geçisi
öğreniyorsunuz. Suları ve gökyüzünü özlüyorum ama kalabalığı
daha çok seviyorum.’

Şükrü Erbaş

Hiç yorum yok: