İsteyip
istemediğimi doğru dürüst bilmediğim, fakat neticesi aleyhime çıkarsa,
istemediğimi iddia ettiğim bu nevi söz ve fiillerimin daimi mesulünü bulmuştum:
Buna içimizdeki şeytan diyordum, müdafaasını üzerime almaktan korktuğum bütün
hareketlerimi ona yüklüyor ve kendi suratıma tüküreceğim yerde, haksızlığa,
tesadüfün cilvesine uğramış bir mazlum gibi nefsimi şefkat ve ihtimama layık
görüyordum. Halbuki ne şeytanı azizim, ne şeytanı? Bu bizim gururumuzun,
salaklığımızın uydurması… İçimizdeki şeytan pek de kurnazca olmayan bir kaçamak
yolu… İçimizde şeytan yok, içimizde acz var, tembellik var, iradesizlik,
bilgisizlik ve bunların hepsinden daha korkunç bir şey; hakikatleri görmekten
kaçmak itiyadı var.
Sabahattin
Ali

Hiç yorum yok:
Yorum Gönder